Home , , , , , , � Ege Akdeniz Gezisi devamı...

Ege Akdeniz Gezisi devamı...

Bodrum


Bodrum Gümbet'teki Paloma Otel'de kahvaltımızı aldıktan sonra bu gece de burada kalacağımızdan dolayı biz dinlenmeye çekildik. Hava çok sıcak olmasaydı gündüz Bodrum Kalesini ve Zeki Müren'in evini gezecektik. Fakat sıcaktan odadan dışarıya çıkamadık. Eşim bir an keşke yüzmeye gitseydik dedi. Akşam yemeğinden sonra biraz Gümbet'i gezdik ve buradan merkeze gittik. Sahilden Bodrum'u fotoğrafladık. Kalenin açık olan kısmına girdik ve dışarıdan kaleyi fotoğrafladık.
Heredot'un da burada yaşadığını öğrendik ve heykelini fotoğrafladık.


Gökova Körfezi


Sabah Bodrum Gümbet'teki otelimizden ayrılıp Milas Yatağan üzerindeki Sakar geçitinden geçerek Muğla'ya oradan da Ula'yı geçerek Gökova körfezinde bulunan Net Tesislerinde fotoğraf molası verdik. Gökova körfezini fotoğrafladık ve evleriyle mimarlık ödülüne sahip olan, Dondurmam Gaymak filminin bazı sahneleriin çekildiği Akyaka beldesine indik. Buradan Gökova körfezinin koylarını ve adalarını dolaşmak için tekneye bindik. Akyaka'yı tekneden fotoğrafladık.
Harika mavi ve yeşil tonlara sahip bu körfezde tekneyle yolculuğumuz başladı. Su altı mağaralarının bulunduğu koyda yüzme molası verdik. Sonrasında da İncekum plajında.
Gökova körfezinin koyları gerçekte mükemmel. Kaptan Custo bile dünyada gördüğüm en güzel deniz diye nitelendirmiş burayı.
Teknemizde yemek molası verdikten sonra kumlarının kendi kendini çoğalttığı şu an koruma altına alınan meşhur Kleopatra Plajına gittik. Plajım kumsal bölümüne giriş yasak sadece denize kontrollü olarak girilebiliyor. Bu ada tamamıyla bir Müze Ören yeri :) Adaya çıkarken kartlar gösteriliyor :)
Ada da eski yerleşimler mevcut. Biz Kilise ve bazalika'yı gördük daha doğrusu göremedik çünkü tam bir harabeydi. Kleopatrayla ilgili iki farklı şey anlatılıyor. Kleopatra çok güzel bir kadın olduğu için kral kıskandığından Mısır'dan kumlar getirterek ona özel bir plaj yaptırıyor. İkinci görüş ise çok çirkin olduğu için pek ortalıkta görünmesin diye özel bir plaj yapıldığı.
Uzun bir karaya ayak basma sürecinden sonra tekrar teknemize bindik ve suyun renginin gerçekten lacivert olduğu Lacivert Koyda tekrar yüzme molası verdik.
Son moladan sonra tekrar Akyaka'ya döndük tam biz otobüse yönelmişken başka bir tekneye bindirttirdiler bizi... Bizi en kuytulara götürüp azmak çayının 5 derecelik suyuna attılar. Azmak çayı Sakar dağından doğan Türkiye'nin sualtı flora ve fauna açısından en zengini, doğal sit alanı ilan edilmiş olan göçmen kuşların, su samurlarının yaşadığı ve balıkların yumurtlamaya geldiği bir yer. Tekneden derinliklere bakıldığında dibine kadar net bir şekilde görülebiliyor ve bitki ve balıklar farkedilebiliyor.
Tuzlu ve sıcak deniz suyundan sonra Azmak çayının 5 derecelik buz gibi suyuna girmek tam bir şifa oldu bizler için.. Ne güneş yanıkları ne de yorgunluktan kaynaklanan ağrılar kaldı bizde..
Akyaka'da otobüsümüze binip ayrılıyoruz. Hemen yakında bulunan bünyesinde bol miktarda su tutabilen günde 400 litre su harcayan okaliptus ağaçlarının bulunduğu aşıklar yoluna yürüyüş yapmak için varıyoruz. Süleyman Beyin otobüste ikram ettiği kavelerle aşıklar yolunu yürüyerek geçiyoruz. Bu yol yaklaşık 3 kmlik düz bir şekilde uzanan sağlı sollu okaliptus ağaçlarını  bulunduğu çok farklı bir yol. Zamanında kara yolu olarak kullanılmış, çoğu filme de kavuşma sahnesi olarak figüran olmuş bir yoldur.
Üzgünüz ki Akyaka köyü, Azmak çayı ve Aşıklar yolunu fotoğraf makinamızın şarjı bittiğinden dolayı görüntüleyemedik. Ama bu gezi de en çok beğendiğimiz yerler buralardı.
Akyaka'nın o güzel atmosferinden bir yazlık alma hayali ile ayrıldık.
Otobüsümüze binip Marmaris'e doğru yol aldık.

Etiketler: , , , , , ,

1 yorum to "Ege Akdeniz Gezisi devamı..."

  1. rumma şöyle söyledi:

    Siteniz hayırlara vesile olsun inş...

    sevgiler

İşte size güzel bir fırsat,

Fikirlerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?